
ONLAR BÜYÜK HAYALLERLE GELDİLER AMA GÖZYAŞIYLA DÖNDÜLER
Yıllardır Vatan Hasretiyle yanıp tutuşan sürgünde ki Ahıska Türkleri 65 yıl sonra ata yurtlarını ziyaret etmek için Türkiye ye gelerek Bursa da ki Ahıskalılar derneğine uğradılar.
1944 Yılında sekiz yaşındayken sürgün edilen Savadil KERİM, 16 yaşında sürgün edilen Kukivaze Şerafettin Paşalioğlu ve Şirvan MUHTAR Bursa da bulunan Ahıskalılar Derneği başkanı Mustafa HOCAOĞLU nu da alarak Gürcistan da ki Ahıska ya gittiler. İlk önce mezarlığı görmek isteyen ekip Ahıska dan bir araçla köylerine giderken geçtikleri demiryolunu görünce derin bir ahhh çekerek” keşke bu demiryolunu yapmasaydık. Bizler yaptık ve bizleri bu yolla sürgüne gönderdiler “ dedikten sonra yollarına devam ettiler. Köylerinin mezarlığına geldiklerinde gördükleri manzara onları perişan etti. Çünkü mezarlık yerinde değil mezar, mezar taşları dahi yoktu. Ekibe rehberlik eden Bursa Ahıskalılar dernek başkanı Mustafa Hocaoğlu misafirleri sakinleştirmek için köydeki eve bakalım diyerek mezarlıktan ayrıldılar.
Köylerinde ise evler duruyor ama başkaları oturuyordu. Yinede evini gördüğü için önceden yaptığı adağını yerine getirerek evinin yanında kurban kestiler.
Ahıska dönüşü kendilerini misafir eden Posof lu Âşık Müdami nin oğlu Halil İbrahim Ataman ve âşık Hikmet Arifi Ataman misafirlere âşıklık geleneğine uyarak sazıyla hoş geldiniz dediler. Âşıklık geleneğine hasret kalan Sürgünde ki Ahıskalılar duygulu anlar yaşadılar.
Sazlı sohbetten sonra sürgüne giderken ve sürgünden sonra yaşadıkları sıkıntıları şöyle anlattılar: Savadil Kerim, ben sürgün edildiğimde babam yoktu amcamla beraber kardeşlerim ve annem vardı. Yollarda çok eziyet çektik. Amcam yolda öldü ama cenazesini ne yaptılar bilmiyoruz. Dedi. Kukivaze Şerafettin Paşalioğlu, bizi önce Özbekistan a götürdüler. Orada çok eziyetler çektik. Sonra bize harap ve yıkık evler verdiler. Çok açlık çektik. Devamlı kolhozlarda çalıştırdılar. Çalışmayana ekmek vermiyorlardı. Dedi. Şirvan Muhtar ise bizleri sürdüklerinde her şeyimiz evde kaldı. Sadece üzerimizdeki elbiselerle çıktık. Özbekistan da çok azap çektik. Her türlü işlerde bil hassa yol yapımlarında durmadan çalıştırdılar. Diyerek yaşadıklarını anlattı.
Ahıska da gördüğümüz ve sürgün yıllarında kendisinin 17 yaşında olduğunu belirten Ermeni ŞAVAŞ, biz onlarla bacı kardeş gibiydik. Çok güzel yaşıyorduk. Sürgüne gönderilenlerin hiçbir günahı yoktu. Ruslar Türkiye den korktuğu için bunları buradan sürdüler. Bunlar çok güzel adamlardı. Hatta bir komşumuz Adul dayı ve dişehlisi(EŞİ) Fazile abla sac ketesi yaptığında bizleri çağırırdı. Birbirimizle hiç kötü söz olmadı. Dedi.
HALİL İBRAHİM ATAMAN
www.posofhaber.com