Cilvanalı köylülerimle sürpriz buluşma
25-29 Ocak 2010 tarihlerinde Fransa’nın Strasbourg kentinde bulunan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi toplantısına çalıştığım gazetem tarafından görevlendirildim. Bundan önce o bölgeden gelen Derneklerin toplantılarına ve organize yaptıkları gecelere de davet almıştım. Hepsini birleştirip yola çıktım. Önce Strasbourg ardından Almanya Stuttgart oradan Frankfurt, Köln ve Duisburg…
Strasbourg’tan Stuttgart’a geçtim. Kornwestheim Posoflular Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin düzenlediği gece için salona gittiğimde ilk önce pek tanıdık sima göremedim. Beni karşılayan kişi davetiyemi gönderendi. Salondakilerle konuşup sohbet ederken saçları benimkinden de beyaz olmuş tanıdık bir yüz ile karşılaştım. Ama o beni tanımakta zorlandı. Badeleli (Türkgözü köyü) Erdinç Tekin aynı zamanda eniştemizde oluyor. Rahmetli Rüştü dedenin kızı Hülya ile evli.

Şamo abi sürprizi
Kocaman spor salonunda Posoflu hemşerilerimizle tanışma faslı devam ederken “Aha senin köylün geliyor” dediler. Geri döndüğümde o sert mizaçlı gözüken ancak yüreğinin güzelliği yüzüne vurduğunda ise gülümseyişi beni bir anda Cilvana’ya götürdü. Mahallemizde komşumuz ve Öncü abinin de çocukluk arkadaşı olduğu için adeta bir evde gibi büyüdüğümüz Şamo (Şemsettin Palut) ağabeyi gördüm. Benim için inanılmaz bir sürpriz oldu. Ben onun Almanya’da olduğunu ancak yukarıda Dinslaken kentinde olduğunu biliyordum. Babası rahmetli Nizamettin emi ve kardeşleri oradayken o yıllar önce iş imkanlarından dolayı kilometrelerce uzak olan Stuttgart’a taşınmış. Çocukları büyümüş evlenmişler her biri bir aile olmuş. Şemsettin abi o gecede tek köylüm olarak yanımdan hiç ayrılmadı. Hatta günlerce önce yerim ayrılmasına karşı gecenin sonuna kadar bekledi ve bir gecelik de olsa beni evinde misafir etti. Diğer Çuvantelli Ahmet Demirci ve oğlu Murat Demirci hemşerilerime ise özür dileyip, ertesi gün onlara da kahvaltı sözü vererek köylümü bırakamayacağımı söylemiş ve anlayışla karşılamaları için ricada bulunmuştum. Zaten onlarda gerekli anlayışı göstermişlerdi.

Köylümüz gecede ödüllendirildi
Köylümüz Şemsettin Palut geçmişte Posof derneğine katkılarından dolayı gecede ödüllendirildi. Değerli köylümüzün ailece sosyal faaliyetler içinde olması ve özellikle de yöresel dernek çalışmalarına katkı sunmasından dolayı gecede ödüllendirilmiş olması köylüsü olarak beni son derece gururlandırmıştır.
Stuttgart’ta sadece köyümüzden Palut ve Aydar ailelerinin bulunduğunu öğrendim. Posoflular Derneğinin kuruluşunun 10. Yılını kutlamasında salonda Tekin Aydar ve oğlu Çetin Aydar’ı ise görememiştim. Herhalde başka önemli işleri çıkmıştı.

Köln’de Yahya Erçınar’ı buldum
Yahya Erçınar ile İnegöl’de karşılaşmıştım. Benden orada kitabımı imzalayarak kendisine takdim etmemi rica etmişti. Yanımda onun deyimiyle zulada gerçekten yoktu. Ama ona söz vermiştim. Aradan bir yıl geçti Eindhoven’deki seyranda karşılaşmıştık. Orada da vereceğim derken araba uzakta idi, seyran sonunda kargaşaya geldi yine unuttum. Ben unuttum ama ne Yahya’nın unutması nede sevimli oğlu Murat’ın unutmaması aklımdan çıktı. Bu kez kararlıydım, kesinlikle gidecektim evlerine.
Ancak Frankfurt’tan araba ile çıkıp Köln’e doğru yol aldığımda kar yağışı bastırdı. Bir an Posof’taki kış anlarını Avrupa’nın göbeğinde yaşadım. 2 saatlik yolu 6 saatte bitiremedik. Yahya ise ğaçapurlar (Pideler) yaptırmış beni beklemiş ailece. Telefonda gelemeyeceğimi söyleyince de üzülmüşlerdi. Bu kez hava şartları müsaade etmediği için zamanında gidemediğim Köln’lü Yahya’nın evine ertesi gün yine 15 dakikalık bir zaman ayırıp ayaküstü de olsa uğradım.
Eve çıktığımda annesi Nasğanım abla ile görüştüm. Köylüsünü görmenin sevincini yaşadı ayak üstüde olsa. Fazla imkanım olmadı, ama bir dahasın da ailece gidince sözüm var uğrayacağım.
Yahya’nın çocukları ise gerçekten hepsi birbirinden sevimliydiler. Cilvana sengisi ve Cilvanalı duygularla büyütülmüş çocuklardı. Bravo Yahya’ya gerçekten tebrik ederim.

Sitenin muhtarını da ziyaret ettim
Uzun süredir hep söz verdim ama bir türlü sitenin yani sanal Cilvana’nın muhtarı Kenan Çakal’ı ziyaret etme fırsatım olmamıştı. Bu defa kesinlikle gidip evinde ziyaret edecektim. Aynı zamanda akrabam da olan Kenan Çakal Almanya’nın Duisburg kentine 42 kilometre uzaklıktaki Schermbeck kasabasında oturuyor. Essen’e gitmemiz gerekiyordu, o arada kardeşim Songül ve eniştem Erdoğan’ı da alıp birlikte gittik. Köylüm Kenan Çakal ile uzun uzun köyden sohbet ettik. Onunla konuşurken bibisi Mehbüb hala geldi. Ben onu çocukluğumdan hatırlıyordum, Ğumeye evlenmişti. Ardından diğer bir sürpriz gelini ve bizimde Rahmetli Yavuz abinin kızı Filiz’de geldi. Neredeyse bir anda Cilvanalılar buluştuk evde. Hep köyden sohbetlerimiz oldu. Mehbüb bibi çok candan birisiydi. Cilvana’yı anlatmakla bitiremiyordu.
Duisburg’ta köyün ortasına beyaz saray gibi bir ev yapan ve köyümüzün değerini bir anda artıran Kara Nuri adıyla anılan Nuri Çakıcı amcamızı da ziyaret ettim. Yazları köyde kışları da Almanya’da geçiren değerli köylümüzün maceralı hayatını yakında kaleme alıp siz değerli köylülerimle paylaşacağım.
O da köye gideceği günlerini sayıyor.
Daha birçok köylümü görme fırsatım vardı. Ancak görevli olmak, zamanın dar ve sıkışık olması dolayısıyla göremediğim, ziyaret edemediğim köylülerimi de bir sonraki seyahatlerime bıraktım. Beni şimdiden affedeceklerini umuyorum.
Burhan ÖZKOŞAR Bordeaux - Fransa 10.02.2010