KARA PANTURUN HİKÂYESİ
MEŞHUR KARA “PANTURİ” BULDUK
Bir süre önce, Fransa’nın Bordeaux kentinde yaşayan köylülerimizden Turgay Özkoşar ile Bilent Ayar köyde başlarından geçen anılarından bir tanesini anlatmıştı. Turgay’ın anlattığı bu anıyı kaleme almış köyümüzün resmi sitesi olan www.cilvanam.com da yayımlamıştık.
Bu anı sitemizde yayımlandıktan sonra çok konuşuldu ve tartışıldı. Sonunda Bilent çalınan bu pantalonun fotoğrafını aradı buldu. Bu meşhur kara panturi nerede giydiğini ispatladı.
Ehh! O kadar konuşulunca hakikaten bunu Bilent’in kanıtlaması gerekiyordu. Bakın gerçekten Turgay’ın yardımıyla çalınan siyah pantalon nerede giyilmişti?
Bilent Ayar o “kara panturu” Posof Lisesi’nin bando takımında giymişti. 1986 yılında Posof Lisesi önünde yapılan 19 Mayıs provalarında çekilen hatıra resimde görülen Bilent Ayar o meşhur “kara pantur” ile Lisenin bando takımında protokolü selamlama geçiş töreninde yerini almıştı.
Cilvanalı gençlerimizin bu gibi başarılarını desteklemek adına çalınmış da olsa yıllar sonra köyümüzün fedakâr ailelerinden Koçak ailesi adına haklarını helal eden Yüksel Koçak’ın onurlu davranışından dolayı kendisini tebrik ediyoruz.

Kara panturun hikâyesi:
“Bilent Posof Lisesi’nde okuyor. 19 Mayıs kutlamaları için bando takımına seçilmiş. Siyah pantur ve bayaz kömlek lazımmiş. Benimde bir kara panturum varidi. Ama Bilent’e çok geniş geldi.
Dedim “Gel bizim tükene gedağ”
Bilent’de bene “Ola cepte metelik yoğ, nere gedağ” dedi.
“Peşime gel” dedim, doğri Meydan eminin tükene gettuğ, içerde Yüksel var.
Yüksel’e “Abu Bilent’e bir kara pantur lazım”
İçerden 2 pantur alıp verdim Bilent’e “Get aşağda üsten gey dene gel. Ya olmazsa”
İşaret ettim “Birini panturun altından gey öbürüni getür”
Bilent birini panturun altından geymiş öbürini getürdi,
“Yoğ yahu bu olmadi, al Yüksel buni” deduğ.
Bir zaman sora çığıp gettuğ. Yolda gederken Koperetifin ögüne gelduğumuzda, karşidan Meydan emi geliyer. Bağtım Bilet’in arğadan kara panturun paçalari çığmiş. Göriniyer.
“Ola ağzan ….. kapat paçalarin yoksa Meydan emiya yağalanacauğ” O da egildi kapatti paçalari çağturmadan.
Meydan emi bize yağlaşur yağlaşmaz “Ola mozerler neyidiyersiz” deyip başladı bizenen dalğa geçmeye.
Tabi biz ordan sıyışıp kaçtuğ.
Yoğluğ içinde Bilent’i pantur sahabi ettuğ.
“Ama 2005’te gettuğumuzda Yüksel’i alıp özel Posof’a götürdüğ. Çoğunu yoğluğ yüzünden yaptuğumuz tüm velediznaluğları anlattuğ.
“Yüksel hakkın halal et. Bunun içinde aburadan ne isteyersen alacağuğ sana” deduğ.
O da “canız sağolsun, olur bele işler gençluğta ben ve ailem hepsini halal etmişuğ” dedi.
Güzel bir yemek yeduğ geri köye gelduğ”