|

Yurtiçi ve yurtdışından Cilvana’ya yazın giden birçok Cilvanalı geçmiş anılarını tazelemek için köyün arazisini karış karış geziyor. Geçmişte yaşadıkları anılarını tazeleyen Eminbeyliler köylerini unutmadıklarını adeta haykırıyorlar.
Köyünden uzaklarda yaşayan Eminbeyliler, bir yılda, iki yılda hatta beş yılda da bir de olsun gidip doğduğu toprakları ziyaret ediyor uzaklarda da olsa kalplerinin köyleriyle birlikte attıklarını ispat edercesine her fırsatta köye olan özlemlerini dile getirdikleri gibi yaptıklarıyla da bunu kanıtlıyorlar.
CİLVANA
Binbaşı Eminbey ne güzel adın
Meşhurdur namın, şöhretin şanın
İnciye, yakuta değermiş taşın
Bakışına hasret kaldık şimdi CİLVANA
Bu dizeleri yazan şair ruhlu Cilvanalı Ertaş Kaya köyünü tanıtırken, köyüne olan özlemini de dile getiriyor.
Eminbeyliler örnek oldu
Binbaşı Eminbeyliler yaptıkları örnek çalışmalarıyla Posof’a ve diğer 48 köye örnek oldu. Bunların en başında 2000 yılında milenyum seyranı adıyla başlayan ve her beş yılda bir yapılan büyük seyran şenlikleri gelmektedir. Köyde Eğitime olan katkıları ve köy için maddi manevi destekleri büyük örnek teşkil etmiştir. Bu çalışmaları örnek alan diğer köylülerde benzer çalışmaları yapmaktalar.

Eminbeyliler hasret giderdi
Geçtiğimiz yaz yurtiçi ve yurtdışında yaşayan Eminbeylilerin köylerine giderek hasret gidermeleri takdire şayandı.
2008 yazında köyde gençlerin organize etmiş olduğu seyran şenliklerine katılan Cilvanalılar geceleri seyranda eğlenirken gündüzleri de çocukluk hatıralarını tazelemek için arazi turuna çıktılar
.
Kodiyan’da kahvaltı, Bozgüney’de ikindi safhası
Kodiyan’da kahvaltı yapmak için tırmanışı göze alan Eminbeyliler çok güzel güneşli bir havada mis kokuların içinde tamamen doğa ile baş başa, harika bir manzara içinde tam tepeden Cilvana, diğer köyler ve Gürcistan’ı kuş bakışı izleyerek kahvaltılarını yapıp büyük bir keyif çatarken bu güzelim doğadan imkânları olduğu halde faydalanamayanlar da büyük şehirlerde sıcaktan kavruluyorlardı.

Yaylaları da unutmadılar
Cilvanalılar her köye geldiklerinde yaylalarını unutmayıp muhakkak çıkar bir soğukpuvar safhasını yaşarlar. Eskilerde köyde sıcaktan ve işten bunalan soluğu yaylada alırdı. Hele seyranların yapıldığı dönemlerde yaylaların güzelliğine diyecek olmazdı. Kadın-erkek, çoluk-çocuk, genç-yaşlı hep birlikte eğlenirken günümüzde kapitalizmin ve bilinçsizce hurafeleri din zannetmenin esiri olmuş ve güzelliklerden mahrum kalanlara inat köye gidenler yayla havasını da koklamaktan geri durmuyorlar.
BURHAN ÖZKOŞAR
|