Köyümüzden bir yıldız daha kaydı
Fariz Güney
Cilvana’da Fariz Güney denilince ilk akla oldukça esprileri konuşmalarıyla ve şakalarıyla tanınan biri gelir. Bunun yanında Fariz usta olarak anılır, çünkü gerçekten köyün iyi duvar ustalarındandı. Köyde yapılan binaların çoğunda Fariz ustanın el emeği vardır. O sadece taş ustası olarak anılmaktan itina ederdi. O aslında iyi bir makineci olarak anılmak isterdi. Çünkü harman zamanı Binbaşı Eminbey Nahiyesi (Cilvana) gibi merkez köyü eski geleneksel tığ makinelerinden kurtarıp ziraat aletlerini getirerek gerçekten de vermiş olduğu önemli bir hizmetle anılmayı isterdi. Yani köyümüze yenilik getirmişti aslında.
Fariz emminin en çok konuşulan ve adının sürekli geçtiği bir alanda hemen evinin arkasındaki tarlada olan alamerik kirazıdır. Kirazın yetişmesiyle o dönemde kalabalık köy gençlerinin hücumuna uğrardı. Dibinde bağlı olan ve Rahmetlinin övmekle bitiremediği köpeği bile baş edemezdi. Gerçekten de keskin olan iti dönemin Cilvanalı delikanlıları atlatır ama yine de o kirazı yerlerdi.
Bu kirazda anısı olmayan yoktur herhalde. Belki birkaç kişi burada biz Cilvanalılarla paylaşırlar bu güzel geçmiş kiraz anılarını.
Torunu Olcay Güney’den dedesi
Fransa’nın Bordeaux kentinde oturan Olcay Güney’e dedesi için başsağlığına gittik. Birçok anısını anlattı. En önemlisi de dedesinin oldukça titiz birisi olduğunu ve kafasına koyduğu bir şeyi er ya da geç başardığına şahit olduğunu söyledi. Bunların içinden en önemlisi ve hiç unutamadığı bir anısını şöyle anlattı. “Dedem birden emekli olmak istediğini söyledi. Hepimiz gülüp geçtik. Yeterince sigortalı olarak çalışmışlığı olmayan birinin nasıl emekli olabileceğine hiç aklımız yatmıyordu. Rahmetli babam (Yaşar Güney) onun bir dönem bir yerde çalıştığı belgelerini saklamış. Ancak oradaki sigortası çok yetersizdi. İşin peşini bırakmadı o dönemlerde fazla borçlanma falan bilinmezdi. O gitti Ankara’da milletvekili ayarladı, kanunları araştırdı buldu, kendisine uygun bir şekilde borçlandı ve sonunda 70 yaşlarındayken emekli oldu. Dedemin bu başarısı hepimizi büyülemişti”
Bilent Ayar-Turgay Özkoşar anlatıyorlar
Bordeaux’da her nere gittimse Bilent ile Turgay muhakkak karşıma çıkarlar. Hafta içinde birbirlerini göremezlerse telefonlaşırlar ama hafta sonunda muhakkak bir yerde buluşurlar. Bu hafta sonu da Rahmetli Fariz emiyi anmak istemişler Bordeaux’da oturan torunu Olcay Güney’in evinde başsağlığı için sözleşmişler. Bana da haber verdiler hep birlikte buluştuk. Gece boyunca Rahmetle andığımız Fariz eminin anılarını anlatmakla bitiremediler.
Bilent anlatıyor : “Ayazgöl’deki tarlada Fariz emi arabaya sap yüklüyordu. Köyün gençlerinden Muhsin Ekici ile Turgay Işık (Abit) geldiler. Fariz emi de sapı yüklemiş ipi hazırlamış ki arabayı sıkacak. Torunu var onunla sıkamayacağını anlayınca gençlerden yardım istedi. İçimizde en babayigit Muhsin var. Fariz emi arabanın üzerinde ipi döktü. Muhsin kuvvetiyle başladı ipe asılmaya. Arkalardan döndük yan tarafa gelince Rahmetli Fariz eminin esprili ve hoşgörülü yapısına dayanarak aklına bir muziplik düşüyor. İpin bir kısmını koluna sarıyor. Yukarıda Fariz emiye ey asıl dedi. Fariz emide arabanın sonuna doğru möhkem sıkılsın diye var gücüyle ipe asıldı. Muhsin kolundaki ipi bırakınca, ipin boşluğu ve Fariz eminin verkuvvetiyle asılması Rahmetli adamı takla attırarak arabanın üzerinden yer bindirdi. Fariz emi uzun bir süre nefesini çeviremedi. Hepimiz şaşırıp kaldık. Rahmetli babam bizim tarladaydı koşup geldi. O arada Abit gölden lastiği ile su getirdi. Yüzünü ellerini ovaladık, su ile yıkadık, kendisine geldi. Muhsin’e çok kızmıştı ama hepimiz de çok korkmuştuk. Arabayı tekrardan güzelce sıkmış evine kadar götürüp boşaltmıştık. Aradan vakit geçince hep anlattığımız güzel bir anı olarak kaldı mazimizde”
Burhan ÖZKOŞAR
Bordeaux 22/01/2010


(Soldan Sağa) Olcay GÜNEY, Turgay ÖZKOŞAR, Bilent AYAR, Burhan ÖZKOŞAR